Burdan Bakınca

Sevmişimdir

“Bana bir kez olsun seni seviyorum demedin” dedi karısı adama.

Adam bir an durdu; geçmişe döndü; düşündü ve hiçbir zaman sadık kalmadığı yirmi yıllık karısına tek bir sözcükle yanıt verdi: Sevmişimdir.

Zaman geçiyor o kadını/adamı hayatımıza neden soktuğumuzu, neden orada kalmasına izin verdiğimizi anımsamıyoruz bile. Üstelik bunun için yirmi uzun yıl geçmesi de gerekmiyor. Hangi duyguyla adımlarımızı atmış olduğumuzu unutuyoruz ve sözkonusu olan ilişkimiz olduğunda en çok kullandığımız sözcük  şu oluyor: Bilmiyorum…

Neden onunla birlikte olmaya başladığını, neden onunla evlendiğini, neden kafandaki adam/kadın o olmadığı halde onunla yaşamaya devam ettiğini bilmiyorsun.

Onunla ilgili hislerine o kadar yabancılaşıyorsun ki artık ne hissettiğini bile fark etmiyorsun.

Sorulduğunda kafan karışıyor, gözlerini kaçırıyorsun, bir an düşünüyorsun ve sadece bilmediğini söylüyorsun.

Neyi istediğini ya da istemediğini bilmediğin dolayısıyla aslında senin bilinçli seçimin de olmayan yaşamın rüzgarın savurduğu bir yaprak gibi devam ediyor.

Oysa, hislerine yabancılaşan kendine; yaşamına da yabancılaşır.

Yıllar geçipte bir sabah uyandığında yanında gördüğünün, görmek istediğin kişi olmadığını anladığında “neden bunca yıl buna izin verdim, neden hislerimin sesini duymamazlıktan geldim” deyip pişman olmamak için tam şu anda hissettiklerimize duyarlı olmaya başlayabiliriz.

Başlayabilir miyiz?

“Sevmişimdir” demek sevilip sevilmediğini bilmek isteyen birine verilecek   -sadece onun kalbini değil kendi kalbimizi de kıran - hüzünlü bir yanıttır.

Çünkü, “Sevmişimdir” demek, sevilmeyen bir kadınla/adamla boşa harcanan koca bir hayattın itirafıdır.

3 Kasım 2007

 

 

 

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN