Burdan Bakınca

Seks yapamıyoruz; bari iş yapalım!

İşini hayatının neredeyse tamamı olarak gören ve zamanının büyük bölümünü işyerinde geçirmekten haz duyan kişiler beni hep şaşırtmıştır. Bunları bıraksan işyerinde yatıp kalkarlar, yaşamlarında ne ailelerine, ne dostlarına ne de sosyal, kültürel etkinliklere pek yer yoktur. “İşim de işim” derler. Sanki tüm tatmini ofiste, iş peşinde koşturmakta buluyor gibidirler.

Bütün bu işkolikliğe karşın bir de kovulmazlar mı? İşte buna çok gülüyorum. Sen, herkesten önce işe gel, herkesten sonra çık, yeri geldiğinde fazla mesai almadan çalış. Çalışma arkadaşların eşleriyle, dostlarıyla zaman geçirir; gezer, dolaşır; flört eder; hayattan zevk almanın yollarına bakarken sen kafanı işe göm sonra da patron seni çağırsın ve kovulduğunu söylesin.

Neden? Çünkü sen işe kapılıp hayatı ıskaladın. İş yaşamında insan ilişkilerini sıcak tutmanın çalışmaktan daha önemli olduğunu atladın. Kendine iş dışı bir yaşam alanı yaratmayarak kendini kısırlaştırdın.

Sonuç? İlişkileri sıkı tutanlar; hayatı tüm tatlarıyla yaşamaya çalışanlar senin kadar çalışmasalar bile hala maaşlarını almaya devam ediyorlar ama sen kapıya kondun. Geçmiş olsun!

İşkoliklerle ilgili Almanya’da bir araştırma yapılmış; 32 bin kadın ve erkek incelenmiş; buna göre  cinsel yaşamlarının “tatminsiz” olduğunu söyleyenlerin yüzde 35'i, daha fazla çalışarak bu mutsuzluğu yenmeye çalıştıklarını belirtmişler.

Araştırmaya göre, erkeklerin yüzde 36'sı ile kadınların yüzde 35'i, ofiste daha fazla zaman geçirmeye ve daha fazla iş almaya gönüllü olduklarını belirtmiş. Gönüllü olarak fazla çalıştıklarını belirten kadınların yüzde 46’sı ile erkeklerin yüzde 45'i ise aktif cinsel hayatları olmadığını söylemiş.

Hiçte şaşırtıcı değil; tıpkı doyurucu bir cinsel yaşamı olmadığı için kendini yemeğe, alkole ya da alışverişe vuranlar gibi...

Ama bir işkolik bile nihayetinde akşam eve gider ve gece olunca yatağa uzanır. O zaman bedeni ona hiç bir işin, sağlam bir seksin yerini tutamayacağını anlatır…

Yok saymak; bedenin gereksinimlerine kulaklarını tıkamak uzun süre idare edemez insanı birgün gelir hem fiziksel hem de ruhsal varlığın sarsılır; yıkılır ayakta duramazsın.

O yüzden kolay ulaşılabilir olana razı olmak ve tatmini onda bulmaya çalışmak yerine kendini dinlemeli insan.

Yerine koymaya çalışmak yerine asıl gereksinime odaklanmalı ve ona sahip olacağına inanmalı.

Her erkek ve kadın bunu hak ediyor.

 

30 Ekim 2007

 

 

 

 

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN