Burdan Bakınca
Bekaret Hapı: Dinsizin hakkından imansız gelir!
Bir adam evleneceği kadının illaki bakire olmasını istiyorsa gerdek gecesi her türlü kandırılmaya müstahak demektir.
Evleneceği kızda bekaret aramayan erkeklerin sayısı oldukça az. Herhalde 5 kıza 1 erkek düşüyordur. Dolayısıyla 4 kız açıkta kalıyor. Bu durumda kızlar ne yapacak?
Evlenmek için adamların uygarlaşmasını bekleseler bu yaklaşık üç beş yüzyıl alır ki buna kimsenin zamanı yok. Dolayısıyla daha ilk gecede kocayla papaz olmamak için artık en uygun yöntem uygulanacak mucburen.
Artık kızlık zarı dikimi mi olur? Kızılay’dan kan mı olur? Hap mı olur? Bakılacak…
Bu piyasadaki son yenilik Hollanda’da Müslüman genç kadınlar için üretilen “Bekaret Hapı”. Cinsel ilişkiye girmeden yarım saat önce alınacak "Bekâret Hapı" ile kanama sağlanıyormuş. Yetkililer bu sayede boşanmaların önüne geçileceğini açıklamışlar.
Yalnız ben şu yarım saat olayına takıldım. İlacı aldıktan otuz dakika sonra kanama gerçekleşiyormuş dolayısıyla ilişkinin de tam o saniyede olması gerek. 30 sn. önce olsa olmaz, sonra olsa olmaz. Birleşmenin tam gerçekleştiği anda kan gelmeli. Bunu tutturabilmek için laboratuar koşullarında, kontrollu ilişkiye girmek gerekir ki bu ilacın amacına ters. Dolayısıyla bence bu hap işi çok riskli, en azından önceden test etmekte yarar var kızlar!
Belki de geleneksel yöntemler daha iyi; Kızlık zarı dikimi gibi.
Onarımdan geçmiş kızların deneyimlerini paylaştığı bir Yahoo Group vardır belki, bunu araştıralım!
Bir de evliliğin yalan üzerine kurulmaması gerektiğini söyleyip; kızların müstakbel eşlerine karşı dürüst olması gerektiğini savunanlar var.
Evlilikle dürüstlüğün ne gibi bir ilgisi varsa!
Bir düşünün evlenmeden önce kadın ve erkek kendileri ve/veya aileleri hakkında birbirlerine karşı dürüst olsalar acaba evliliklerin kaçı gerçekleşir? Çoğu başlamadan biter. Evlilik öncesi kadın da erkek de olumsuz ve sivri yanlarını mümkün olduğunca gizleyecek ki karşı tarafı korkutup kaçırmasın.
Erkek kadına yaklaşırken, kadın adamın parmağına yüzüğü geçirirken hassas dengeleri gözetmek zorunda; örneğin adam bekarete önem veriyorsa ve sen bakire değilsen ve illaki de o adamla evlenmeyi kafaya koyduysan, kuzu kuzu gidip bunu adama itiraf edemezsin. Çünkü bunu yaparsan kuş kafesten kaçar!
Bir de “gerçekten seviyorsa anlayacaktır” argümanını savunanlar var. Kadının namusunu bacak arasına endeksleyen ilkel bir beyinde sevgi ve anlayışa sizce yer var mıdır? Dahası sevgi ve anlayış gibi hümanist duygular bir odunda bulunur mu?
Önemli bir nokta da ”illa bakire olacak” diye tutturmanın sadece namus kavramıyla ilgili olmaması. Bunun altında daha derin nedenler var.
Size başka bir yazımda büyük bir memnuniyetle bunları anlatacağım.
1 Ekim 2007
Arkadaşına tavsiye et
|