Burdan Bakınca

Affetmek özgürlüktür

Affetmemek hayatımızı hayalkırıklığı, kızgınlık, öfke ve nefretin olduğu duygusal bir hapisaneye çeviriyor. Yaşam olması gerektiği gibi kendiliğinden akmıyor sık sık zorluklarla karşılaşıyoruz; açılmayan kapılar, ters giden işler ve ilişkiler…

Çoğu kez içimizde olduğunu fark etmediğimiz bu yıkıcı duygular tıpkı bir duvar gibi yaşam yolunda önümüze çıkıyor. Hayalkırıklığı hayalkırıklığını getiriyor; hayat bir kısırdöngüye dönüşüyor:

“Hep beni bulur”, “Herkes bana karşı”, “Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor" deyip isyan edenlerdenseniz bir an durun ve hayatınızda affetmediğiniz kişiler olup olmadığına bakın.

Onları affetmediğiniz sürece bütün o yıkıcı duygulardan kurtulup içinde bulunduğunuz hapisaneden çıkamayacaksınız.

Çünkü duygusal özgürlük ancak affetmekle gelir.

Ve özgürlükle ruhumuz esenlik bulur.

Birini affetmeden önce ve affettikten sonraki ruh halinizin nasıl olduğunu hiç deneyimlediniz mi? Eğer bunu yaptıysanız aradaki farkı düşünün. Affetmeyi başardığınızda nasıl da hafifleyip içinizin huzurla dolduğunu anımsayın.

Hem affetmek aynı zamanda meydan okumaktır. Sizi incitmek isteyenlere karşın tüm dünyaya güçlü olduğunuzu ve yıkılmayacağınızı gösterir.

Aslında affetmek güçlü insanların işidir.

Affetmek bize yapılan haksızlığı ya da yanlış davranışı onayladığımız ya da mazur gördüğümüz anlamına gelmez. Affetmek unutmaktır; “Yaptıklarını unutuyorum ve yaptıkların için bana ödemekten seni özgür bırakıyorum” demektir.

O kişiyi gördüğümüzde ya da o kişi aklımıza geldiğinde kızgınlık duymuyorsak o zaman onu affetmiş olduğumuza emin olabiliriz.

Ama biz bir adım daha atıp bize kötülük edenlere iyilik dileyelim;

Kinle tutsak olmak yerine affetmekle özgür olalım.

14 Eylül 2007

 

 

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN