Burdan Bakınca

İçtenlik yoksunları dışarı!

Bir arkadaşım, “yani şimdi sen çıtır sever mi oldun?” diye sorduğunda İngiliz şarkıcı Robbie Williams’ın kendisine eşcinsel olup olmadığını soran gazeteciye verdiği yanıtı okuyordum. Williams şöyle demiş: Eşcinsel değilim ama kadın ya da erkek kim hoşuma giderse onunla beraber olurum.

Cinsiyet ayırımı yapmadan beraberlik kurmak kulağa itici gelse de temelde biriyle birlikte olmanın özü bu: hoşlanmak.

İşin tuhaf yanı insanın kimden hoşlanacağını önceden kestirememesi. Uzun boylu erkeklerden hoşlanan bir kadın kendinden kısa bir adamla birlikte olabiliyor
ve sonra da buna şaşıyor. Ya da illaki esmer olsun derken sarışın bir kadına kapılıp gidebiliyor adam…

İstediğin kadar kafanda hoşlanılacak adam/kadın profili oluştur. Karşına biri çıkıyor ve ve o profil yerle bir oluyor. Hani büyük lokma ye büyük konuşma derler ya. Asla …… biriyle olmam derken bir bakıyorsun tam da öyle birine aşık olmuşsun.

Aşk, hoşlanma ne dersen de; o duygunun sayesinde aklımızda hiçte olmayan kişilere savrulabiliyoruz.

En başa dönersek

Ben, içtenlik her şeyin önündedir derim.

Ve eğer yeterince yaşam deneyimin olmuşsa bir adamın/kadının sana yaklaşımında ne kadar sahici olduğunu bilirsin.

Eğer varsa o içtenliği bakışlarda okursun.

İnsanlar konuşur; hatta onlardan bizi havaya uçuracak şeyler de duyarız yani sözcükler kuşkusuz çok şey anlatır ama bakışlar sözcüklerin aksine sadece gerçekleri söyler.

Ve içtenlik yoksunları zamanında bir şekilde içeri buyur edilmiş olsalar bile burada uzun süre barınamazlar; eninde sonunda kapı dışarı edilirler.

İster çıtır olsunlar isterse kıtır.

6 Eylül 2007

 

 

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN