Burdan Bakınca

Engellere rağmen…

Serdar Bilgili’nin fiziksel engellerine karşın yaşama asılmaktan vazgeçmeyen 33 kadın ve erkeği fotoğrafladığı ve FOEV (Fotoğrafçılık ve Eğitim Vakfı) ile TEMPO Dergisi ortak organizasyonuyla İstanbul’da açtığı sergi İzmir’e geldi.

İZFAŞ, 76. İzmir Enternasyonal Fuarı etkinlikleri kapsamında sergiyi İzmir Halkına sunuyor.

İZFAŞ’ta (İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Ticaret A.Ş.) çalışıyorum. Ofisimiz Uluslararası Fuar Merkezi’nin de yer aldığı Kültürpark’ta. Kültürpark içinde 8000 ağacın bulunduğu 420.000 m2’lik bir alan. Buraya İzmirliler kısaca Fuar derler.

Kültürpark’ta 1.8 km uzunluğunda bir tartan pist de bulunuyor. Pistte özellikle sabahları spor yapan kişilere rastlayabilirsiniz. Ben, yaz dönemi hariç her öğlen yemeğe gitmek yerine yürüyüşe çıkarım ve iki tur atarım; 3.6 km. yürürüm.

Benimle aynı saatte yürüyüş yapan ve artık tanıdık olmuş yüzlerle karşılaşırım.

Onlar da her öğlen yürürler; engellerine rağmen!

Dirsekten itibaren sol kolu olmayan genç bir kadın, topal bir adam, ayağı protezli
bir delikanlı.

Kentin bir engelli için yaşanılması güç ortamına karşın tartan pistte hepimiz eşitiz; engelsiziz.

Kızımın küçük olduğu ve bebek arabası kullandığım günleri anımsıyorum. Sokakta arabayla bir yerden bir yere gitmek kabustu. Kaldırımların başında ve sonunda eğim olmadığı için arabayı kaldırıma bir çıkarıp bir indirmeye çalışmak tam bir işkenceydi. Arabadaki çocuğun sarsılması da cabası.

Çoğu kez isyan ettiğimi anımsıyorum; Bebeği olanlar ve engelliler kimsenin umurunda değil!

Kızım büyüdü ve bebek arabasından kurtulduk ama engelli olanlar böyle şanslı değil; onlar bir ömür boyu engelleriyle yaşamak zorunda.

Kenti yönetenler bunu hesaba katmalı.

Sergide beni en çok etkileyen 2.5 yaşında iki bacağını da bir tren kazasında kaybeden 44 yaşındaki Gerald Metroz’un fotoğrafları oldu. Çünkü beni yıllar öncesine götürdü.

Birgün İtalya’nın Rimini kentinde sokakta yürüyorum. Birden bir adamın bana bağırdığını fark ettim; Kavuniçiye çalan saçları omuzlarına dökülüyordu, koyu esmerdi, üstünde eski bir giysi vardı. Altında bir şey yoktu. Çünkü adamın altı yoktu.

Belinden aşağısı olmayan bu tuhaf görünüşlü adam bir kaykayın üzerinde duruyordu. Elini bana doğru uzatmış hiç durmadan bir şeyler söylüyordu. O zamanlar İtalyanca bilmediğim için ne dediğini anlamadım. Sadece korktum ve hızla uzaklaştım. Arkamdan bağırmaya devam ediyordu.

Sonra adamın aslında sadece bir dilenci olduğunu ve benden para istediğini anladım ve korkuya kapıldığım için kendime kızdım.

Bacakları olmayan bir adam bana ne gibi bir kötülük yapabilirdi ki?

Aradan 17 yıl geçmesine karşın ne zaman bu olay aklıma gelse bana elini uzatan
o adama sırtımı döndüğüm için kalbim beni suçlar.

3 Eylül 2007

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN