Burdan Bakınca

Bir yemin ettim
Geri dönemem

Ülkemizde evlilik töreni Medeni Kanuna göre şu şekilde gerçekleşiyor;

Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Memur, evlenmenin tarafların karşılıklı rızası ile kanuna uygun olarak yapılmış olduğunu açıklar ve tören tamamlanır.

Evlilik töreni sırasında evlenecek çiftlerin evlilik yemini altında birbirlerine söz vermesi bizim kültürümüzde yok. Bu sık sık Amerikan filmlerinde Kilisede gerçekleşen evliliklerde gördüğümüz Batı Kültürüne ait bir gelenek.

Örneğin, Diana, Prens Charles’la evlenirken evlilik yemininden eşe sadık kalma ile ilgili bölümü çıkarttırmıştı.

Diana, inanılmaz hoş, çok zarif ve kesinlikle gerçekçi bir kadındı;

Charles evliliği boyunca evlenmeden önceki aşkı Camilla ile ilişkisini sürdürdü.

Neyse ki boşandıktan ve Diana öldükten sonra Prens Charles Camilla ile evlendi de 30 yıldır süren bu evrensel mesele böylece çözüme ulaştı!

İstanbul Küçükçekmece Belediyesi tarafından organize edilen evlilik töreninde ise nikahsız yaşayan (muhtemelen imam nikahlı) 500 çifte Gelin - Damat Yemini ettirilmiş:

Gelinler, eşlerine “Kredi kartlarını çökertip seni üzmeyeceğime, sık sık ağlayarak annemin evine gitmeyeceğime, pahalı hediyeler istemeyeceğime, sürekli şikayet etmeyeceğime, her gün sana mükemmel sofralar hazırlayacağıma, seni anlamaya çalışacağıma, hayatım boyunca seni seveceğime söz veriyorum” derken,

Damatlar: “Futbol maçlarını seni sıkacak derecede izlemeyeceğime, televizyon kumandasını arada bir sana vereceğime, kayınvalidemin ev ziyaretlerinden rahatsız olmayacağıma, arada sırada da olsa sana hediyeler alacağıma, seni daima koruyup kollayacağıma and içerim.” demişler.

Bu yemin metnini kim hazırlamış belli değil.

Bu yeminde kadın, sorumsuzca alışveriş yapan, sık sık ağlayıp anasının evine kaçan, kocasının kendisine sürekli hediyeler almasını isteyen, dırdırcı, birincil görevi iyi yemek yapmak olan, kocasını anlamak ve sevmekle mükellef olan bir eş,

Erkek ise, elinde kumanda sürekli futbol maçı izleyen, kaynananın eve gelmesine sinir olan, karısına hediye almayan, karısını kollamayan bir koca olarak görülüyor.

Fazla söze gerek yok andı hazırlayanı kutlamak gerek çünkü evlilik olayını damardan çözmüş!

Çözmüşte bunun 1000 garibana ne faydası var?

Andı içtiğinde kadın en büyük rahatlama terapisi olan alışveriş huyundan vazgeçip, mutfakta Bayan Ümit Usta’ya mı dönüşecek?

Ya da bütün akşam futbol maçı izleyip geğiren kocası birden karısına güzel hediyeler alan romantik bir aşık mı olacak?

Geç bunları sen;

Evlenenler zaten evli; herkes evdeki ve eldeki malzemenin farkında.

Hoşluk yapmak istemişler belki de

Yine de akıllı olup evleneceğin kişi prens bile olsa yemin edip söz falan vermeyeceksin.

Bakarsın biri çıkar yemini ciddiye alır;

Geri döneyim dersin; ama dönemezsin…


27 Ağustos 2007

 

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN