Ses
Bazen yanı başındaki içindekini farkedemez ama binlerce kilometre ötedeki sen tek bir söz etmeden onu hisseder.
Bir telefon, bir mail, bir mesajla sana ulaşır ve sözleri seni şaşkın halde bırakır:
“Bu şu anda en çok duymak istediğim şeydi”
Destek, en umulmadık yerden de en umulmadık kişiden de gelebilir.
Kimin, ne zaman, ne şekilde bir mucizeyi hayatımızda gerçekleştireceğini bilemeyiz.
Kendisine “merhaba” bile demekte zorlandığımız biri hayatımızda fark yaratan o özel kişi olabilir.
Biz, onun için fark yaratan o özel kişi olabiliriz.
Kendini kaybolmuş gibi hissetsen de, tüm dünya sana karşıymış gibi gözükse de bir yerlerde seni umursayan birileri var.
Tıpkı onlar farkında olmasa da senin umursadığın birileri hayatında olduğu gibi.
Kimi zaman karanlıkta kalırız ve birinin bize ışık tutarak yolumuzu aydınlatmasına gereksinim duyarız.
Kimi zaman biz ışık olur karanlıkta kalmış insanların yolunu aydınlatırız.
Aslında biz bunları yaparak sağlam dostlukları kurarız; adım adım.
Bir destek tutumuyla karşılaştığında bunu, senin de başka birine destek olman için bir neden olarak gör, dahası bir şans; sana sunulmuş özel bir fırsat.
Yaşamlarda fark yaratmaya inan.
Bir yerlerde o farkı yaratmanı bekleyen birileri var.
Belki yanı başında belki çok çok uzaklarda.
Doğru sözcüklerle doğru zamanda ses verdiğinde doğru yankıyı da alırsın.
Bugün dostluğu ve bana güç veren sözleri için birine teşekkür ettim. O sözler o anda en çok duymaya ihtiyacım olan sözlerdi.
Aynı sözleri başa birinin de duymaya gereksinim duyduğunu hissettim ve O’na aynı şekilde seslendim. Ve O bana, güvenilir bir dostu olduğum ve hayatında olduğum için teşekkür etti.
“Umarım beni bu sesten yoksun bırakmazsın” dedi.
Güldüm ve dedim ki “Yeter ki sen o sesi duymak iste”
Biz, üç farklı ülkede üç farklı insandık.
Biz bugün muhteşem bir an yarattık.
30 Nisan 2008
Arkadaşına tavsiye et
|