3 kimin için iyi?
Çocukken tabağımdaki pilavı bitirmem için beni uyaran annem; “tabağındaki pirinç tanesi kadar çocuğun olur yoksa!” diyerek korkutmaya çalışırdı. Ben de tek bir tane kalmayıncaya kadar pilavımı bitirirdim.
Bir yetişkin olunca haşlanmış tuzsuz pirincin form tutmak için mükemmel bir yol olduğunu keşfettim. Pirinç, yağsız yoğurt ve salatadan oluşan günlük menüyle bir yandan vucutta birikmiş fazla suyu atarken bir yandan da kolaylıkla kilo veriyordun. Üstelikte açlık hissetmeden. Ne zaman birkaç kilo alsam hemen “pirinç yapardım” annem de “yine mi pirinç yiyorsun yeter artık” diye bana çıkışırdı. Ama sonunda baktı ki sözüne kulak asmıyorum yediklerime karışmaktan vazgeçti ancak bunu kabul etmesi yaklaşık 20 yılını aldı.
Dünyada ve ülkemizde pirinç fiyatları inanılmaz yükselince anneme, benimle dalga geçiyordunuz ama bak pirinç şimdi en kıymetli besin oldu, dedim. Son üç ayda Türkiye’de pirinç fiyatlarındaki artış % 130’lara dayandı. İnsanlar pirinci ucuza satın alabilmek için Toprak Mahsulleri Ofislerinin önünde kuyruklar oluşturmaya başladılar. Kuyrukların 100 metreye vardığı görüldü. Sadece pirinçte değil diğer gıda maddelerinde de fiyatlar geçtiğimiz yıla göre % 40 arttı. Haiti’de, Mısır’da ayaklanmalar çıktı. Eğer durum bu şekilde devam ederse yüzbinlerce insanın açlıktan öleceği ve gıda savaşlarının çıkacağı söyleniyor. 80 ülkede 73 milyon aç insanın olduğu belirtiliyor.
Ülkemizde “gıda ve gıda dışı ihtiyaçlarını yeterince karşılayamayanlar” olarak tanımlanan yoksulların sayısının 2006 yılı verilerine göre 12 milyon 930 bin kişi olduğu bildiriliyor. Nüfusun yaklaşık % 20’si.
Başbakan, her fırsatta “her aile en az üç çocuk yapmalı” diyor. İnsanların bu kadar çocuğa nasıl bakacağını da oldukça akılcı (!) ve kendisinden beklenen yaklaşımla açıklıyor: “Çocuklar bereketiyle gelir.”
Peki o zaman 13 milyon kişi bereketi neden bulamıyor?
Tanrı, 13 milyon kişiyi unutmuş olmalı!
Ama zaten amaç, insanların bereketi bulamaması, hergün daha da fakirleşerek, karınlarını doyuracak bir tabak yemeğe muhtaç olmaları, ki böylece oyları bir kilo pirince, bulgura satın alınabilsin.
Çocuğun zeka gelişimi anne karnındayken başlıyor ve 7 yaşa kadar şekilleniyor. Zekanın oluşumunda beslenme önemli bir yer tutuyor. Yapılan araştırmalar yetersiz beslenen çocukların zekalarının sağlıklı beslenen çocuklara göre düşük olduğunu gösteriyor. Bu çocuklar yoksulluktan dolayı sadece sağlıklı beslenememekle kalmıyor, eğitim hizmetlerinden de yeterince yararlanamıyor. Zamanla düşük zekalı, eğitimsiz, okumayan, düşünmeyen, merak etmeyen yetişkinlere dönüşüyorlar. Ve o insanlar kolayca yönetiliyor ve yönlendiriliyor. O insanlar AKP'yi iktidara taşıyor.
Fakirlik AKP’nin ekmeği. O ekmekle besleniyor, hayatta kalıyor.
Her aileye en az 3 çocuk istemi AKP’nin halkı gömmek istediği şu tabloyu anlatıyor: Yoksul, aç, işsiz, cahil, oyu kolayca satın alınan.
19 Nisan 2008
Arkadaşına tavsiye et
|