Açgözlülüğün olduğu yerde sevgi yok

Bir yandan en derin sevgi sözcüklerini ona söylerken öte yandan başkalarıyla flört ediyorsan demek ki sen söylediklerinde samimi değilsin.

O zaman bütün o aşk sözcülerinin anlamı ne? Dahası amacı?

Kendisine sevgi ve saygıyla yaklaşan insana, öğrendiğinde kendini budala hissettirecek davranışları reva görmemeli insan.

Seven ve aynı zamanda haklı nedenlerle sevildiğini düşünen biri aptal yerine konmayı hak etmiyor.

Ama, en çok incittiğimiz kişiler bizi en çok seven kişiler olmaz mı her zaman?

Açgözlülük ruhu sarınca gözü doymuyor insanın.

Açgözlü, bir kişi tarafından sevildiğiyle, istendiğiyle yetinmiyor; bir kişi daha, bir kişi daha arıyor.

Daha çok ilgi istiyor; daha çok kişi tarafından sevilmek, istenmek,

Daha çok kişiye dokunmak, daha çok bedeni tanımak.

Bu, sevgi açlığı değil bu sadece açgözlülük ve doyumsuzluk.

Bu, çağımızın hastalığı.

Kimse kendini aldatmasın. Sadakatın olmadığı yerde sevgi de yoktur.

Sevdiğini söylediğin kişiye sadık kalmıyorsan senin hissettiklerinin sevgiyle ilgisi yok.

Heves, yeni bir heyecan, alışkanlık, ayrılınca yalnız kalma korkusu, sosyal statüyü korumak ama sevgi değil.

Çünkü, sevgi ortak aramaz, sevgi ortak çıkılmasından hoşlanmaz.

Sevgi, aynı zamanda aldatmaz, her durumda ve her koşulda bağlı kalır; sevgi, her zorluğa dayanır.

Ama, sahte sözcüler, sahte dokunuşlar, sahte gülümsemelerle doldurunca yaşantını içten olup olmadığını bile ayırt edemiyorsun.

Yalan ustaca gerçekle karışıyor,

Doğal olan yapayın içinde kayboluyor.

Doyumsuzca her fırsata göz kırpıyorsun sonra da kendini aşk adamı/kadını diye adlandırıyorsun.

Oysa, aşk açgözlülüğün olduğu yerde ne yeşerebiliyor ne de yaşayabiliyor.

22 Mart 2008

 

 

 

 

 

 

ttArkadaşına tavsiye et

NEWDAY WEBDESIGN